DERGİ TANITIM YAZISI
İbret Mecmua, yayım serüvenine başladığı Ekim 2023’den bu yana toplam iki
sayısıyla okuyucularının karşısına çıktı ve bu sayılarda kendisine rehber edindiği
şiarla yoluna devam etmeye gayret etti. İbret Yayın Grubu olarak bizler
de yayım süreci içerisindeki imkansızlıkları olabildiğince görmezden gelerek
hep sonraki sayıyı hedefledik, bu şevkle de tekrar ve tekrar karşınıza çıkabilecek
motivasyonu kendimizde bulduk... Bugün İbret, yola çıktığımız gün hayal
ettiğimiz sayının ötesinde bir kitleye erişti ve ne mutlu ki onlarla etkileşim hâlinde
kalabildi. Özellikle belirtmeliyiz ki bu durum, İbret’i vücuda getirirken
hedeflediğimiz yegâne gâye idi. Bu noktada her bir katkısı için her bir okuyucumuza
ayrı ayrı teşekkürü borç bildiğimizi önemle vurgulamak isteriz. Bizler
İbret’in isim haklarını ilk devraldığımızda bunun ne kadar kıymetli ve ağır bir
yük olduğunu biliyor, hissediyorduk. Buna karşın asıl çekincemiz, okuyucularımıza
layık olabilme hatta onları yazılı basında doğru şekilde temsil edebilme
niyetinden ileri geliyordu. Bundan mütevellit bizler, İbret’i vücuda getirirken
onu bir ‘‘tüzel kişi’’ olarak değil ‘‘gerçek kişiler bütünü’’ olarak tanımlamanın
daha doğru olacağına kanaat getirdik. Bu vesileyle İbret, hem mensupları hem
de okuyucuları nazarında onları onlarla temsil edebilme şansına haiz olacaktı.
Bugün bu kararımızın ne kadar doğru olduğunu, okuyucularımızdan ve mensuplarımızdan
gelen dönütlerle daha iyi anlıyoruz. Buna karşın tabiri caizse
‘‘atlatmayı başardığımız’’ bu bir yıllık süre vesilesiyle birkaç konuda açıklamalar
yapmak istiyoruz.
İlk olarak daha önce dile getirmiş olsak da yıllık sayımızın vesilesiyle İbret’in
amacı, kapsamı ve metodunu tekrar etmek istiyoruz: “İbret, Namık Kemal
Bey’in kaleme aldığı bir makale veyahut aynı isimde yayınlanan gazeteden
çok daha fazlasıdır. İbret, fikir dünyasını akademik ve edebî kaygılarla tarafsız
ve bağımsız bir şekilde dile getirmek için mücadele vermeyi kendine
misyon edinen, dünden “ibret” alarak yarının inşaasında aktif görev almayı
amaçlayan yayın organıdır. İbret, fikrî kökleri gereğince Türklük şuurunun
izinde, millî değerlerine ve tarihine bağlı insanlara hitap ederek yeni neslin
yetişmesinde varlık gösterme hedefini kendisine rehber edinir. Bu yoldaki metodolojisi,
hedef ve vizyonunda kendisine şiar edindiği amaçlar bütününden
hareketle “unutulmuş Türkçü-Milliyetçi Külliyatı” okuyucularıyla tekrardan
buluştururak bu külliyatın üzerine yeni eserleri eklemek ve tarihsel sürekliliği
sağlayabilmektir. Bu sebeple İbret, tüzel bir kişiden ziyade gerçek kişiler bütünüdür.’’
Bu beyânnamemizde de görülebileceği üzere İbret, genel prensibi gereğince
köklerine bağlıdır. Buna karşın vurgulamak isteriz ki her ne kadar köklerine
bağlı olsa da atıllığa sebep olan her şeye de aynı zamanda düşmandır. Bu yeri
geldiğinde herhangi bir sistem olabileceği gibi yeri geldiğinde figürler, yeri
geldiğinde kabuller, yeri geldiğindeyse direkt olarak sanat ve edebiyatın kendisi
bile olabilir. İbret, hareket yapısı gereğince sürekli devinim ve ilerlemeyi,
gereken en radikal ve katı usülde gerçekleştirmeyi savunur. Koşulsuz kabulünün
tek nüvesi, ilerleme ve değişimin kendisidir. Hariçteki her şeyi, atıl gördüğü
takdirde yıkmanın ve yerine yenisini koymanın yolunu arar, bu tasarrufu
da kendisinde bulundurduğuna inanır. Bunu yaparken gözettiği yegâne kıstas,
Türk milletinin millî çıkarıdır. Bundan mütevellit İbret, doğası gereğince dogma
tavırlara veyahut siyasal yapılara eklemlenemez. Onun tarafsızlığı, Türk
milletinden tarafadır.
Sözlerimizi noktalarken, dosya konumuz olan “Enver Paşa ve Doğu Türkistan”
hakkında da kısaca birkaç kelâm etmek istiyoruz. İlk olarak “Türkistan”
kavramının bizim nazarımızda kapsamının bütün Turan coğrafyası olduğunu
belirtmek isteriz. Bundan hareketle ‘‘Doğu Türkistan’’ terimi de bittabi yeni bir
anlam kazanmaktadır. Buna karşın aşırı idealist tutumlarla modern sorunları
yanıtsız bırakmayı istemiyor ve Doğu Türkistan’daki zulme karşı mukavemet
gösteriyoruz. Yine aynı nazardan hareketle de bu sayımızda kardeşlerimizle
ittihat edebilmeyi, onların hâlet-i rûhiyelerini yansıtabilmeyi ümit ediyoruz.
Bu mukavemetin şu an için elimizden gelen tek göstergesi olarak onlara
kalemlerimizi sunuyor, çalışmalarımızı tutsak kardeşlerimizin mücadelesine
adıyoruz. Onların mücadelesine hitaben en uygun temsiliyet olarak seçtiğimiz
‘‘Enver Paşa’’ figürünün ise vermekte oldukları mücadelelerinin manevî tarafına
hitap edeceğine inanıyoruz. Osmanlı topraklarında Enver Paşa ile birlikte
yükselen hürriyet ateşinin tutsak bütün kardeşlerimizin topraklarında da aynı
şekilde yükselmesini temenni ederiz. Kardeşlerimiz adına bizler, çeşitli medya
unsurları vesilesiyle okuyucularımıza bu sayıda ‘‘Öyleyse ‘‘İttihat’’ nasıl
anılır?’’ sorusunu sorduk, umarız ki ‘‘İttihat’’ın okuyucularımızda uyandırdığı
aynı duygulara mâlik olurlar. Dün olduğu gibi bugün de mesleğimiz ittihat,
hedefimiz terakkidir!