iletisim@ibretyayingrubu.com.tr

Asya Türk Kültürü Ve Anadolu Türk Kültürü Arasında Alevi̇leri̇n Etki̇si̇
Buradasınız: Anasayfa / Hi̇zmetleri̇mi̇z
Asya Türk Kültürü ve Anadolu Türk Kültürü Arasında Alevilerin Etkisi
Asya Türk Kültürü ve Anadolu Türk Kültürü Arasında Alevilerin Etkisi

Türkler; tarih boyunca kültürüyle, medeniyetiyle, cesaretiyle ön plana çıkmış ve tarih sahnesinde böyle anılmışlardır. Dini inanışları da kendilerine has olmuştur.
Kendilerine has ezgiler ve müzik aletleri ile ibadet etmişlerdir. Geçtiğimiz yıllarda Kazakistan'ın Maytobe bölgesinde bulunan 7000 yıllık kaya resminde, ortada
müzik aleti çalan bir Türk'ün etrafında dans eden insanlar görülmüştür. Bu hareketler bir ibadete benzetilmiştir.
Günümüzde hala Anadolu'da saz çalıp semah dönerek ibadet eden bir Türk topluluğu vardır;
Aleviler...

Aleviler'in ortaya çıkışı

Oğuz boyları, çeşitli sebeplerden ötürü Orta Asya'dan batıya göç etmeye başlamışlardır. Batıya ilerleyen Oğuzlar, İran/Horasan hattı üzerinden Anadolu'ya geçmişlerdir.
Bu süreç içerisinde Oğuz boyları, binlerce yıllık konargöçer yaşam tarzı sebebiyle çadırlaşarak ve bölgelerde kalarak göç etmişlerdir. Horasan üzerinde kalan Oğuzlar,
Şii Farslarla aynı bölgede bulunmuşlardır. Bu iki milletin buluşması, Türkler için büyük önem arz etmekte idi. Çünkü İslam'a geçen boylar, İslam'ı Şii'lerden öğrenmişlerdir.
Şii Farslar tarafından yapılan İslam yorumlaması, Türklere de yansımak durumunda kalmıştır. Bu süreçte Türk-Fars evlilikleri, kültürel ve fiziki benzerlikler yaşanmıştır.
Buna örnek olarak; Anadolu'daki Türkmen aşiretlerinde esmerliğin, kaş, göz ve saç şekillerinin Farslara benzemesi, müzikal tınılar Orta Asya'da Dombra gibi
kaba sesli aletlerle icra edilirken Anadolu'ya geçtikten sonra üçtelli, cura ve bağlama gibi daha ince seslerle verilmesi gösterilebilir.

Müslüman olmuş olan Türkler; Farslardan Hz. Ali, Ehlibeyt ve 12 İmam gibi etkenleri almışlar ve kimi Türk toplulukları bu etkenlere sıkı sıkıya bağlanmışlardır.
Anadolu'da Türklüğü ve İslam'ı sembolize eden Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Abdal Musa gibi isimler de Horasan'dan çıkan Alevilik fikrinin önemli yapı taşlarındandırlar.
Aleviliğin kökeni "Ali'den gelen, Ali savunucusu" demektir. Bu ismin tarihte nereden itibaren söylendiği tartışma konusudur. Anadolu'ya geçen Müslüman/Alevi Türkmen
toplulukları Orta Asya'daki Türk kültürünü Anadolu'da yaşatmaya başlamışlardır.

Alevilikte 7 ulu ozan

Alevilik yolunda yüce kabul edilen ve ibadethaneleri olan cemevlerinde sıkça söylenen deyişlerin yazarları olan 7 Ulu Ozan'a değinmemiz gerekmektedir. 7 Ulu Ozan'ın
isimleri şu şekildedir;

Şah İsmail Hatâyi (16. yüzyıl)
Kul Himmet (16. yüzyıl)
Pir Sultan Abdal (16. yüzyıl)
Fuzuli (16. yüzyıl)
Virani (16. yüzyıl)
Yemini (15. yüzyıl)
Nesimi (14. yüzyıl)

Bu 7 Ulu Ozan'ın hepsi Türk olmakla beraber, Alevilerce ibadet ederken kullanılan deyişleri Türkçe yazmışlardır. Ayrıca bu ozanların yazdıkları şiirler, Türk edebiyatında
önemli yere sahiptir. Buna Fuzuli'nin Leyla ile Mecnun'u ve Su Kasidesi örnektir.

 

ASYA VE ANADOLU TÜRK KÜLTÜRÜ ARASINDAKİ BAZI BENZERLİKLER

-40 Sayısı
Kırk sayısı bu konuda önemli bir örnek olacaktır. Kırk sayısı Türk mitolojisinde mühim bir yer edinmiştir, pek çok destanda ve anlatıda yer verilmiştir.
Buna örnek olarak Dede Korkut Hikayeleri'nde, Manas Destanı'nda 40 kızdan bahsedilmesi, anlatılarda bir şeyin genelde "kırk kere" tekrarlanması, kırk gün kırk gece düğün
yapılması gösterilebilir. Anadolu'da ise İslami kaynaklarda geçmemesine rağmen çocuğun kırkının çıkması, ölünün kırkında yemek verilmesi adet haline gelmiştir. Alevilikte
ise çokça bilinen Kırklar Cemi, Kırklar Semahı anlatısı Türk kültürünü korumakta Alevilerin payını ortaya koymuştur.

-Turna Kuşu
Bir başka örnek verecek olursak Şaman inancında Turna kuşu kutsal sayılmıştır. Tüyleri dini açıdan önemli kılınmış, hareketleri doğanın kendileri için verdiği mesajlar
olarak yorumlanmıştır. Anadolu'da ise Aleviler tarafından dönülen semahlar Turna kuşunun hareketlerine benzer. Semah dönecek olan semahçılar, Turna kuşunun hareketlerini
örnek alırlar.

-Müzik ve İbadet
Geçtiğimiz yıllarda Kazakistan'ın Maytobe bölgesinde bulunan 7000 yıllık kaya resminde, ortada müzik aleti çalan bir Türk'ün etrafında dans eden insanlar görülmüştür.
Bu hareketler bir ibadete benzetilmiştir. Günümüzde de Aleviler cemevlerinde bağlama ile çalınan ezgiler eşliğinde dönerek ibadet ederler.

 

ALEVİLERİN TÜRK KÜLTÜRÜNÜ KORUMADA PAYI NEDEN YÜKSEKTİR?

Genel olarak Aleviler, İslam'ı Şiilerden öğrenen ve Anadolu'da özünü yaşatmaya devam eden Türkmenlerdir. Osmanlı döneminde kimi Aleviler Safevi Devleti'ne gitmek istediği için,
kimileri kafirlikle suçlandıkları için, kimileri ise vergi vermeme iddiası ile toplumdan soyutlaştırılmışlardır. Şehirlerde bu tür sıkıntılar çektikleri için Aleviler;
köylere yerleşmeye, ovalara yerleşim yerleri kurmaya başlamışlardır. Köylerde yaşamaya başlayan bu toplum, tanıdıklarından yahut köylülerinden başkasına güvenemedikleri
için kendi çevresinde kız alıp vermiştir. Bundan dolayı Türkmenler Türkmenlerle evlenmiş olur. Bu süreç yüzyıllar boyu devam etmiştir ki hala etkilerini;
Tokat, Amasya, Sivas, Çorum, Samsun vb. şehirlerde bulunan Alevi köylerinde görebiliriz. Bundan dolayı hala Alevilerde Türkmen fenotipine bolca rastlamak mümkündür.

Aleviler Alevilerle evlendiği ve soyunu devam ettirdiği için kültür aynı kültür, yaşam biçimi aynı biçimdir. Bu yüzden kendi aralarında bölünmeler olmadan, birlik içinde
kültürlerini yaşatabilmişlerdir. Deyişler, semahlar, niyazlar cemevlerinde özgürce yer bulabilmiştir. Bu sayede Alevi Türkmenler, Orta Asya'daki köklerini unutmadan aynı
yaşayışı yüzyıllar boyu Anadolu'da yaşatabilmişlerdir. Bu yaşatma; günümüzde dahi türkülerle, semahlarla, misafirperverlikle, doğa sevgisiyle devam etmektedir.

 

Ömür Can Doğan

Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın